17 Kasım 2009 Salı

O da Bekliyor...


Beni boylesine skiyor ve korkutuyor ya hep ayni rutinde yasamak, ayni insanlarla, ayni yerlere gidip ayni seyleri yapmak, gun boyu boyle yasayanlari dusundum, nasil yapabiliyorlar diye...Kisinin kendi elleri ile dunyasini daraltmasinin sebepleri ne olabilirdi acaba?
Belki yorulmuslardir dedim sil bastan yeniden herseyi yasamaktan; ama dur yaa daha yolun basindayiz, ne yasadik ki hemen yorulduk yeniliklerden,degisikliklerden?
Belki kendilerini guvende hissediyorlardir dedim; ama yarin kimin yaninda olacagi belli degil ki sonsuz guvende olasin, ustelik bu ozunde kendine guvensizlik degil midir?
Belki umursamiyorlardir yenikleri, baska dunyalari, belki tembeller en derinde dedim; o zaman koyalim saksi gibi bir koseye yada yatiralim bir senatoryuma olsun bitsin...Ilerlemeden, denemeden, deneyimlemeden, hep ayni yerde ayni seyleri yasayarak nereye kadar? Yok mudur bu dunyaya bir gelis sebebi? Heyecan nerede, cesaret nerede, risk almak, yapisip yere, yeniden dimdik ayaga kalkabildigini gormenin keyfi nerede?

Birininkinin sebebini buldum ama; O bekliyor...Uzerinden yillar da gecmis olsa, olurda geri donmek isterse birgun, eliyle koydugu gibi bulsun diye kendisini, hep ayni yerlerde, ayni sarkiyi dinleyerek bekliyor. Gelir mi bilemem, keske gelse ama bence gelmez, gelse de bence artik olmaz...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Bu gadget'ta bir hata oluştu